Ben size sıkıcı ders oturumlarımızdan ve bitmek bilmeyen sunumlarımızdan değil de uzun bir süre önce duyduğum ama izleme fırsatını bulamadığım bir filmi ve film ile ilgili izlenimlerimi paylaşacağım.
"Der Baader Meinhof Komplex" filmi Vietnam Savaşı, Filistin-İsrail Olayları ile 60'lı ve 70'li yılları arası BRD (Federal Almanya Cumhuriyeti)'de hala taze olan Faşizm'in etkilerinin hakim olduğu bir dönemde, ABD ve İsrail karşıtı, solcu bir yapılanma olan "Kızıl Ordu Fraksiyonu" bir başka adı ile "Baader Meinhoff Çetesi"nin bombalama, adam kaçırma, banka soygunu ve baskın gibi faaliyetlerini ve bir dönemi ele alıyor.
Hollywood sinemasına aşina olanlar, kalıplarından çıkan filmlerin genelde "bir kesimi göklere çıkarmak diğer bir kesmi ise yerin dibine batırmak" için keskin ve ara renklere sahip olmayan bir yaklaşıma sahip olduğunu bilirler. Film izleyicisi bu yaklaşımla manipüle edilir ve mesaj verme çabası ile izleyicinin kafasına fikirler adeta bir tohum gibi ekilir.
Ben bu tür filmlerin büyük bir çoğunluğunu hem tesvip etmiyorum hem de sevmiyorum. Büyük bütçeli ya da stüdyo filmlerinin böyle bir çaba içerisinde olması arasındaki en büyük neden, bu filmleri finanse eden stüdyo ya da film yatırımcılarının siyasi görüşlerine aykırı görüşlere müsade etmemesi ve birçoklarına da müdahale etmesidir.
Yurdumuzun TV kanallarında yayınlanan, tarih-dram türündeki dizi ve filmlerimiz özellikle yakın tarihi anlattığını iddia edenler bu nedenle inandırıcılıktan uzak ve çelişkilerle doludur.
Konudan sapmamak için ayrıntısına girmek istemiyorum...
İşte tüm bu nedenlerden ötürü, bana göre bir filmi güzel ve izlenesi kılan şey, insanı kendi düşünce dünyasına sürüklemeden sesli ama "sessiz bir film" olması doğru ya da yanlışı benim seçimime bırakmasıdır.
Der Baader Meinhoff Komplex filmi de kişi ya da karakterleri yargılamadan, neye karar vereceğini izleyiciye bırakan bir film olarak dikkatimi çekti.
Protesto eden bir kalabalık Polis tarafından acımasızca ve olduk yere dövülür, adeta linç edilirken nasıl öfkelendiysem ayrımcılık ve demokratik olmayan bu tutumu protesto eden ve özgürlük isteyen ancak bunu yaparken masum insanları da öldüren Baader Meinhoff çetesine de aynı öfkeyi hissettim. Objektiflikten kastım bu aslında... Her iki kesime de yargılayıcı bir tutuma izin vermeden sade, gerçekçi bir şekilde nakledilmesidir.
Şu ana kadar genelikle Hitler Almanya'sı ve öncesini dönemine projeksiyonu tutan Alman ve Dünya sineması, yakın tarihe damgasını vurmuş birçok olayları beyazperdeye taşımaya kıpırdanması açısından bu tür filmlerin büyük bir sıçramanın eşiği olduğunu düşünüyorum.
Film iki buçuk saat sürüyor ve aynı dönemde yaşanmış birçok olayları da (Münih Olimpiyatları Olayları, Filistin-İsrail Olayları, Vietnam Savaşı) belgesel havasında sunuyor. Film izlerken bir yandan da bilmediğiniz ya da gözünüden kaçan birçok olayı da izleme şansı buluyorsunuz.
Film insanı başından itibaren nasıl içine sürüklüyorsa son sahnesinde de müthiş bir kapanış ile akıllardaki izini bırakıyor.
Peki filmi izlediğim için neden mutluyum? Bir yandan Cuma günü beni bekleyen sunumum için aklımdaki resim netleşti öte yandan ise iki buçuk saat boyunca iyi bir vakit geçirdim.
Almanya'yı anlamak, yakın tarihini öğrenmek bunu yanından bol aksiyon ve gerilime sahip bir film izlemek istiyorsanız bu filmi bulup izlemenizi öneririm.

Yazar Onur, Aralık 10, 2009






Loading Poll...





























