Her şey bitmek için başlar. Tv'deki diziler, Simitçinin simitleri, vapur seferleri, sinema filmleri, insanın hayatı ve "her şey"in içine dahil olan "şey"lerin tümü.
Farklı hayatlar yaşıyor olsak da aslında benzeriz birbirimize. İnsanoğlu, tek olarak karmaşık bir varlık iken, toplu olarak ele alındığında oldukça basit bir yaradılışa sahip. Belli grup ve kategoriler dahilinde insan, benzer davranış örüntüleri sergiliyor. Örneğin, gençlik dergilerinde yapılan testlerin sonuçları birden fazla sayıda insana uyan sonuçlar ortaya koyuyor.
Bugün tuvalet terchinizin kariyer geleceğinizi, yüksek katlı bir binaya çıkarken asansör ya da merdiven kullanmanızın hayata bakışınızı etkilediğini söyleyen kahinler saygı görüyorlar. Haksız sayılmadıkları noktalar var. Ancak bu işin abartılmaya başlandığı da bir diğer gerçek.
İnsan hayatı "şey"lerin toplamı. Bu "şey"ler hayattaki maddi manevi amaçlarınız, elde ettikleriniz ve geride bıraktıklarınızı ifade eden bir yığın. Tüm bunlar aslında davranışlarınızı, duygusal yoğunluğunuzu etkiliyor.
Ve tüm "şey"ler bitmek için size geçerler. Hiçbiri size ait olmamıştır. O an sizinle birliktedir. İnsan, şeylerin kendi yanında olduğu anlarda onlara "benim" gözüyle baktığı için kaybetmeye dayanamıyor.
Her şey bitmek için başlar. Tv'deki diziler, Simitçinin simitleri, vapur seferleri, sinema filmleri, insanın hayatı ve "her şey"in içine dahil olan "şey"lerin tümü.
Belki de Marx'ın Komunist Ütopyası'nın çıkış noktasıydı buydu. Mülkiyet ve aidiyetin olmadığı bir dünyada kaybetme korkusu olmadan yaşamak ve huzur.
Ne diyorduk? Hah. Şeyler biter efendim. Kutsal kitaplar bile, "her şey insanın emrine verilmiştir" diyor. "herşey senindir" demiyor. Kullan sonra vakti geldiğinde bırakmayı bil diye.
Şeyler insani boyutta bitmişse de, manevi boyutta bitmiş sayılmaz. Çünkü nosyonsal açıdan şeylerin varlığı sonsuzdur. O an için o insanla ilişkili olan şey sona ermişse bu dünya üzerindeki bütün şeyin bittiği anlamını taşımaz.
Elinizdeki simit bittiyse, karnınız doyar, TV'deki dizi biterse sezon finali olur, sinemadaki film biterse karanlıkta öpüşenlere iyi bir sürpriz olur.
Velhasıl şeyler bitmez, sadece şekil değiştirir. Ve şekil değiştirmeden önce mutlaka bir iz bırakır.
Aşkı sormayın, aşk bitmez, şekil de değiştirmez, çünkü aşk şey değil, şeye şekil verendir.
Amatör feylosofunuz Onur'dan sevgilerle..







Loading Poll...





























