Merhabalar Geyve.Org okurları, öncelikle daha iddialı girdiğimiz yeni yayın dönemimiz hepimiz adına hayırlı olsun.
Yeni yayın dönemindeki ilk yazım son günlerin sıcak gündemi "Demokratik Açılım" ile ilgili olacak.
Adına Kürt açılımı veya demokratik açılım dediğimiz "girişim" ile ilgili henüz elimizde resmi ağızlardan gelmiş somut veriler yok.
O yüzden asıl mevzumuz, açılamayanlar..
Henüz açılımın şifreleri açıklanmamış, hangi adımlar atılacağı bilinmezken bazılarının suyu bulandırma çabaları görüldü.
Neler Denildi ?
Hükümetin terörist başını muhatap aldığından girildi, resmi dilin tehlikede olduğu, alfabeye 'Q, X, W' gibi harflerin ekleneceği ve genel af çıkartılmasından çıkıldı.
Hükümet açılımın şifrelerini deşifre etmemişken bu tür suyu bulandırma çabaları kürt sorunundan nemalanmaya çalışmanın tezahürü müdür ?
Bugüne kadar şehit kanıyla siyaset yapmaya çalışanların akacak kanın durmasından endişe etmesi midir yoksa ?
Bu yola "Analar ağlamasın, Akan kan dursun." şiarıyla çıkılmadı mı ?
Peki henüz ortada bir şey yokken bu geç kalınmış girişimin karşısında durmak neden ?
Koordinatör bakan bu milletin açılımıdır muhatap millettir diyor, herkesin bu sürece katkısını bekliyoruz diyor bu bağlamda siyasi parti temsilcileri, 22 sivil toplum kuruluşu, 11 meslek örgütü, şehit ailelerini temsil eden 24 dernekten gelenlerin yanı sıra bireysel görüşmeler gerçekleştiriyor da neden bazıları körü körüne bu süreci baltalamaya çalışıyor ?
Aynı şekilde bakan; 'HİÇ KİMSE DEVLETİN BÜTÜNLÜĞÜNÜ, MİLLETİN BİRLİĞİNİ, RESMİ DİLİN TÜRKÇE OLDUĞUNU, BAYRAĞIMIZIN AY YILDIZLI BAYRAĞIMIZ OLDUĞUNU VE MİLLİ MARŞIMIZIN İSTİKLAL MARŞI OLDUĞUNU TARTIŞMIYOR' diyor da daha ne milli duyguları art niyetle siyasete alet ediyorsunuz ?
Bu süreçte hepimiz birbirimize olan güveni tazelemeliyiz. Devlet, halkına açık olmalı, halk devletine destek çıkmalıdır. Elbette kırmızı çizgilerimiz olmalıdır ancak, hiçbir kırmızı çizgi ağlayan bir şehit anasından, boynu bükük bir şehit eşinden, kamuflaj giymiş esas duruşa geçmiş bir yetimden daha kıymetli değildir. Daha fazla kanımızın akmaması, canımızın yanmaması için, açılım sürecinde taraflara güvenmeli ve bu süreci dilimiz döndüğünde anlatmalıyız. 20 yıldır bu ülkeyi sonuçsuz maceralara sokan kan tacirleri ancak böyle susturulabilir.
Kim ne derse desin bu açılım siyaset üstü bir süreçtir, gencecik insanların ölmemesi, anaların ağlamaması ve kardeşlik ortamının inşası için herkes eteğindeki taşı dökmeli ve sürece olumlu katkılar yapmalıdır. Elbette ki anayasanın değişmez maddelerini tehdit edecek ve ayrılık tohumlarını filizlendirecek unsurlardan kaçınarak.





























